1 yıl önce gönderdi

HOMOFOBİ

Sözlük anlamı olarak homofobi: eşcinsellere karşı duyulan öfke, korku, hoşnutsuzluk ve ayrımcılık. 

Eşcinselliği; bir “hastalık” olarak görenler mi ararsın, 

Televizyon programlarında abartılı bir karakter oluşturup “güldürü öğesi” haline getirenler mi, 

Dinen “yasak” olduğunu savunanlar mı,

“Ay ben tercihlere(!) saygı duyuyorum” deyip, eşcinselliğin bir tercih meselesi değil, CİNSEL YÖNELİM olduğundan bihaber insanlar mı, (ki saygı duyulacak bir durum olduğunu söylemen ile de ötekileştiriyorsun!)

Bin türlü küfürle, lafla (özellikle de eşcinsel erkeklere yönelik) sürekli hakaret eden, dışlayan, ötekileştiren zavallılar mı ararsın,

Hepsi ve daha fazlası güzel Türkiye’mde mevcut :))

Şimdi gelelim, “Neden?” kısmına.

Neden bir öfke, nefret var içinizde? Neden kaçıyorsunuz?

Neden korkuyorsunuz?

Cevabı bulmak çok zor değil.

Yine hepsinin temelinde “Kadına duyduğunuz öfke” var.

“Karı gibi gülme/ağlama”, “Erkek adam dediğin şöyle olur, böyle olur”  diyerek her an nefret kustuğunuz kadınlık ve yüceltmeye uğraştığınız erkeklik var.

“böheheeğğ götümüzü mü siktircez olm”, “ibneye bak” gibi söylemlerinizin temelinde, “Penisi bir cezalandırma aracı”, “İçine almayı ise aşağılık bir durum olarak görmeniz” var.

Eşcinsel erkeklerden içine alanı “pasif”, diğerini “aktif” olarak gören hasta zihinler var. 

İçine almanın, pasif, edilgen bir durum olduğunu size kim söyledi, neye dayanarak inandınız bilmiyorum,

Ama gerçek şu ki, 

İÇİNE ALMAK; KAVRAMAK, SIKMAK, HAPSETMEK, her zaman daha güçlüdür, aktiftir. 

Bir de “biyolojik gerçeklik” olarak bakalım.

Seks sırasında kadının aldığı zevkin, erkeğin aldığı zevkten kaç kat fazla olduğunu belirtmiştim bir önceki yazımda.

Peki erkeğin “anal” yoldan cinsel birleşimi, “penis” yoluyla birleşimine göre nasıldır? 

Erkeklerin anüsünde ve çevresinde erojen sinir uçları bulunur. Ve penislerinden aldıkları hazzın katbekat fazlasını alırlar. Buna da PROSTAT ORGAZMI diyoruz. Bir klitoral/vajinal orgazm değil, ama olsun çocuklar üzülmeyin. Sonuç olarak, vücudunuzun getirdiği bir hazza karşı çıkmak, onu reddetmek, öfkeyle karşılamak bir “eksikliktir”. Başka şey değil.

Kısaca kadınlar için anal yoluyla cinsel birleşime de değinecek olursak, kadınların anüslerinde erkeklerde olduğu gibi erojen sinir uçları yoktur. Eğer alınan bir zevk varsa bu da “psikolojiktir.” Ve vajina gibi mükemmel donanıma sahip olan, çalıştıkça güçlenen bir cinsel organın karşısında son derece gereksiz kalır, tıpkı bir penis gibi.

                                                                                                      -T.Ö.

1 yıl önce gönderdi

Ve Küfürler…

Öfkesini, nefretini “ananı sikeyim”, “amına koyim”, “götüne sokim”, “orospu çocuğu” gibi erkek cinselliğini bir tehdit unsuru, ceza aracı olarak gösterip, kadın cinselliğini aşağılamaktan başka bir şekilde ifade edemeyen kompleksli insanlar, selam.

Bir konu tartışırım. Uzuuun uzun anlatırım, böyle böyle derim. Gelen cevaplar şu şekilde: “gel seni bi sikeyim”, “bunların var ya topunun amına koyucan, anlıycaklar o zaman” (Aman nolur sikip sokmayın, ailecek çok korkuyoruz sizin 10 cm  pipilerinizden:(((( )

Yada beyefendiler, benzin fiyatından dert yanacaklar: “Ebemizi sikti orospu çocukları, benzinin litresi bu kadar olur mu amına koyim” (Evet, çok derin tartışırlar mevzuları kendileri. :)) )

“İyi ama bunlar sadece küfüür, yani öylesine söylüyoz” diyen sivri zekalılar çıkacaktır. Şimdiden cevap vereyim. Dil, zihniyeti yansıtır. E zaten dilinizdekinden farklı da davranmıyorsunuz. 

Öncelikle şunu konuşalım. Nasıl bir zihniyet, seks gibi sadece haz almaya ve zevk duymaya yönelik bir olguyu küfür olarak kullanıp saldırır?

Anlatsanıza bi, neden, nereden geliyor kadın cinselliğine bu saldırganlığınız?

Hımm ben biliyorum sanırım.

İnsan; korktuğu, güçlü olduğunu içten içe bildiği şeyleri bastırmaya kalkar. Sindirmek ister, ezer, tecavüz eder!

Bakalım bi.

Seks sırasında kadın, erkeğin aldığı hazzın 7 KATINI alır.

Kadın, ilk orgazmından sonra arka arkaya defalarca daha boşalabilir, erkeğin ise malum, bir sonraki için uzuun bir süreye ihtiyacı var.

Erkek genellikle, boyut, erken boşalma zart zurt bir çok sorun yaşar.

Bunlar “biyolojik” sebepler. 

Bir de üstüne bu “biyolojik eksikliğinizin” ortaya çıkardığı toplumsal sebepleri ekleyelim.

Küçükken, sürekli övgüler aldığınız minik pipilerinizle şişirilmiş bir cinsel egoya sahip olursunuz.

Ergenliğe yeni yeni adım attığınız o zamanlarda, bir akrabanız, belki de babanız tarafından eliniz tutulup geneleve götürülürsünüz. Ve orada küçük yaşınızda, bir “seks işçisinin tecavüzüne uğrayıp” öyle bir cinsel travma yaşarsınız ki, bunu gizlemek için “ben siktim, ben soktum” diye dolanırsınız ortalıklarda. 

Kimisi büyüdüğünde de gider, parasıyla tecavüz eder. Ve şunu kabullenir: “Ben sadece para verip birisiyle yatabilirim. Çünkü kimse beni beğenmez, beni isteyen, arzulayan biriyle sevişemeyecek kadar iğrenç birisiyim.”

Kimisi, sevgilisiyle “seviştiğini zannettikten” sonra gidip orda burda “abi şöyle oldu böyle koydum ehöehe” yapar. (Nasıl bir kompleksse artık.)

Korkuyorsunuz!

O kadar korkuyorsunuz ki, tecavüz ediyorsunuz!

O kadar korkuyorsunuz ki, sevişmemizi engellemeye çalışıyorsunuz!

O kadar korkuyorsunuz ki, “kadın sünneti” adı altında cinsel organımızı kesiyorsunuz!

Evet, korkuyorsunuz! Kadının gücünden içten içe öylesine korkuyorsunuz ki, tek yapabildiğiniz saldırganlıkla bunu gizlemeye çalışmak! 

Velhasıl kelam, Siz hala “amına koydum” demeye devam edin beyler. Bunca zamandır sikinize koyduk, koyuyoruz ve koyacağız!


                                                                                                      -T.Ö.

1 yıl önce gönderdi

ATAERKİ

Siz! Sizlerin ağzından çıkan hiç bir laf benim zerre umrumda değil! O savunmaya çalıştığınız kıytırık meseleleriniz de. Yok emekçiymiş, yok işçiymiş, orduymuş, askermiş, benzinmiş, komünizmmiş, liberalizmmiş, zartmış zurtmuş. Bırak! Bak bakalım ben bir KADIN olarak neler yaşıyorum. 

Dünyaya oğlan olarak gelmediğim için büyük bir utanç yaşıyor annem-babam. Sonra cinsiyetim kabullenilip, “Neyse, sağlıklı olsun da…” deniliyor.

Biraz büyüyorum. Amcalara o muhteşem güzellikteki pipilerini gösterip, çeşitli komiklikler şakalarla övülen oğlan çocuklarına karşın; ben “Eteğini ört!” ikazlarıyla karşılaşıyorum.

Sünnet diye pipisi kesilen oğlan çocuklarına karşın; ben ilk regl olduğumda tokat atılıyor suratıma, utanayım diye.

Abimin ayağına su götürüyor, kardeşimin yatağını topluyorum.

Sokakta oynamama izin verilmiyor, elime oyuncak bebekler tutuşturuluyor. Bu sırada diğer oğlan çocukları sokakta futbol, silahçılık, araba yarışı oynuyor. 

Okula gönderilmiyorum. 

Biraz daha büyüyorum. Yemek yapmayı öğrenmem gerekiyor. Çünkü “evlendirildiğimde” kocama yemek yapmalıyım.

Eğer “şanslıysam” üç beş koyun karşılığında 50 yaşındaki bir herifle evlendirilmiyorum 12 yaşımda. Biraz daha bekliyorum. Ha tabii çok beklersem de “evde kalmış” oluyorum.

Birisiyle sevişirsem, “namusum elden gittiği için” aile meclisinin ortak kararı olarak öldürülüyorum!

Sevişmeme de gerek yok, “tecavüze uğramış” da olabilirim öldürülmek için! E çünkü kuyruk sallamışımdır.

Dışarıya her çıktığımda sözlü, fiziksel tacize uğruyorum. Mini etek giymişsem arkamdan “ehehöhööh orospuya bak” denilerek, otobüse bindiğimde arkamı kollamamanın “cezasını” kıçım ellenerek çekiyorum!

Gece dışarıya çıkamıyorum, çünkü tecavüze uğrama riskim var. Eğer çıkmam gerekiyorsa da başıma bir erkek lazım ki beni korusun, diğer erkeklerden…

Her reklam, her dergi erkeklerin göz zevkine hitap edecek biçimde düzenleniyor. Ben ise onlara uymak için kendimi şekillendiriyorum. Eğer uymazsam ötekileştiriliyorum.

Cinselliğim küfür olarak kullanılıyor. Ve her an “erkek adam”, “karı gibi” laflarla erkekliği yüceltip, kadınlığı aşağılamanızı dinlemek zorunda kalıyorum.

Seksten zevk almamam için, “kadın sünneti” adı altında cinsel organım kesilebiliyor!

Evlendiğimde erkeğin soyadını alıp; babamın mülkünden kocamın mülküne geçiyorum! Belki de dördüncü karı oluyorum!

Eğer çalışmama izin veriyorsa beyimiz, aynı işte çalıştığım erkekten daha düşük maaş alıyorum. 

Yemek yapıyorum, bulaşık yıkıyorum, herifin götünü topluyorum, üstüne; yemeğe tuzu atmamışsam, çayımızı paşamızın ayağına getirmemişsem, öldürülesiye dayak yiyorum. Çoğu zaman bir nedene de gerek yok bunun için.

Eğer o istiyorsa kapanıyorum da! Dünyayı kara çarşafların ardından görmek zorunda kalıyorum. Hem de islam diyorlar adına.

Eğer oğlan çocuğu doğuramamışsam (!) bin türlü hakarete maruz kalıyorum.

Bütün bunları yaşayıp, kafayı sıyırmadan hala ayakta kalmaya, yaşamaya çalışıyorum.

Daha sayayım mı!? 

Sen haaala ezildiğini mi söylüyorsun sayın erkek!? 

Savaşta öldürülüyor musun sen? Aç mısın? Benzin mi pahalı geldi?

Aman çok da umrumdaydı.

Tek bir sorun var, o da; ATAERKİ.

                                                                                                      -T.Ö.

1 yıl önce gönderdi
1 yıl önce gönderdi
1 yıl önce gönderdi

Herkes Rahmi Kadar Konuşsun!

Haluk Bilginer‘in röportajından geliyor şimdi. 

E bu kadar doğru konuşabilirdin!

”- Feminizm kavramının kadınları aşağıladığını düşünüyorum. Bu da erkeklerin zorlamasıyla, erkeklerin hıyarlığından ortaya çıkmıştır. ‘Kadına haklarını veriyoruz’ diyorlar. Kadın hakkı vermek sizin ne haddinize? Bu cümlenin altında bir iktidar yok mu? Sen kimsin de haklarımı bana vereceksin! ‘Erkek oğlu erkek’! Bu erkekler bu salaklıktan ne zaman kurtulacaklar çok merak ediyorum. 

-Kadın köle olur, çalışır, çamaşır yıkar. Adam da ‘Nerede yemeğim, nerede çamaşırım’ demeye başlar. Bir de erkek bu acizliğini büyük bir şey gibi görür. ‘A, yemek pişiremem, bana bakacak bir kadın lazım’ der. Yemek pişirmeyi bilmeyen zavallı biri, erkek diye ortalıkta dolaşıyor. Çok kızıyorum erkeklere.

- Erkeklerde aşk acısı geçmez; sürünürler. Süründüklerini itiraf etmeye korkarlar. Bir erkek imajı var ya, o imaja uygun yaşamak istedikleri için. Ben bilirim, reisim, hepsini yaparım… Nereye yapıyorsun hepsini kardeşim? Biraz kendine gelsene, erkek olmayı bırakıp biraz insan olsana!

- Evet, her birinin kim bilir ne kompleksi vardır. ‘Kardeş şuraya nasıl gidilir’ demeyi kendine dert edip ‘Eyvah! Beni yol bilmiyor zannedecekler’ diye sormaya utanır. Bu nasıl bir arızadır yahu? Böyle nasıl yaşarsın? Omuzlarında bir yük değil mi?

- Erkekler kadınlardan korkuyor, müthiş bir potansiyel olduğunun farkında…

Korkmaz mıyız? Karnınızdan insan çıkarıyorsunuz, bir de o insanı sütünüzle besliyorsunuz. Bu erkek zihninin alabileceği bir şey değil. Erkek bilinçaltında, bilinç dışında kadının güçlü olduğunu görüyor ve söylemek istemiyor. Bu erkek için korkunç bir şeydir. Korktuğu şeyi de ezmeye kalkar. Erkek niye kolay öldürür? Doğurmanın ne demek olduğunu bilmez. Kadın insanın, üretmenin ve yaşamın değerini bilir.

- Erkekte rahim kıskançlığı vardır, o yüzden salaktır. Üretemediği, doğuramadığı için kolay öldürür. İktidar kurmak ister çünkü kadından korkar. Birçok erkek kadınının bakire olmasını ister çünkü çocuğun babasının kim olduğunu sadece kadın bilir. Erkek, “Kim lan bu çocuğun babası?” diye içten içe deli olur. Yetiştirilişi gereği, erkek toplum içinde dilediği gibi gülemez, ağlayamaz. “Karı gibi gülme”, “Fahişe gibi ağlama” derler ona. Erkeğin bilinçaltında kadını aşağılayan iğrenç bir kodlama vardır. Oysa gerçek olan; erkeğin kadından korktuğu, onu kıskandığıdır. O yüzden herkes rahmi kadar konuşsun!

Bakın, şimdi erkekler panikte. Neden? Ayrıca bu çok da hoşuma gidiyor. Artık bilim de gelişti kadın kendi hücresinden çocuk yapabiliyor. Sperme de ihtiyaç yok. Erkek iyice perişan vaziyette. Çok kötü bir haber erkekler için.”

1 yıl önce gönderdi
-Küçükken annem yatmamı söylediğinde, odama gidip yorganın içinde gece lambamla gizlice kitap okurdum. Çünkü gelince “hala uyumadın mı sen?” diye kızardı. Annemin sesini duyduğumda hemen saklayıp uyuyormuş gibi yapardım. Sonra devam ederdim. Çok heyecanlıydı yea. 

-Küçükken annem yatmamı söylediğinde, odama gidip yorganın içinde gece lambamla gizlice kitap okurdum. Çünkü gelince “hala uyumadın mı sen?” diye kızardı. Annemin sesini duyduğumda hemen saklayıp uyuyormuş gibi yapardım. Sonra devam ederdim. Çok heyecanlıydı yea. 

1 yıl önce gönderdi
1 yıl önce gönderdi
1 yıl önce gönderdi
Merhaba.Soldakinin adı Pıtı, sağdakinin Fıtı. Sevindiğimde Pıtı’yla, üzüldüğümde Fıtı’yla konuşuyorum.

Merhaba.
Soldakinin adı Pıtı, sağdakinin Fıtı.
Sevindiğimde Pıtı’yla, üzüldüğümde Fıtı’yla konuşuyorum.